eskilerden: out into the calming crowd

eskilerden: out into the calming crowd

14:52
23 Mayıs Cumartesi
23 derece – Güneşli
Yenikapı ido iskelesi, bekleme salonu.

Yok hacı, bulamadım şöyle gel dediğimde gelecek kafa bi yol arkadaşı. Gene yalnız çıktık yola, yani, nazlıyla başbaşa.

İstikamet yalova – Erikli Şelalesi, mecalim kalırsa yada meditatif bi hale sokamamış olursam orada da zihnimi, yaylaya devam edicem. Edemicem yüksek ihtinalle, ama yine de fikir aklımda.

Yanıma önceki turlarımda lazım olmamış hiçbişey almadım. Gene lazım olmazlar diye umuyorum.

Hayallerimle aramda anlaşmazlıklar var osman kardeşim :) Zihnimde varılmış olanların, gerçekte varolmalarına uzun zaman veya maddi engeller olduğunda soğuyorum. Hayal aklıma geldiği anda yapabildiğimde süper oluyor. Anlatırım. Şimdi 6 nolu salona geçmem lazım.

Nerde kalmıştık…

Hayal ediyorum, ya hayal ederken fırsatı kaçırıyorum, yada hayalin gerçekleşmesine çok süre oluyor o esnada, hayal yıpranıyor. Bilinçaltımda hayal edip hazırlanmam, yola çıkmadan hemen önce de hayal bilincimde varlık bulsa çok süper olacak :) Yada oturup hazırlık hayalleri kurmam lazım. Kenara bin lira koyma hayali, pasaport alma hayali, ehliyet alma hayali. Ucu açık hani, asıl hayal oluştuğu anda, hop diye hazır olabilirim. Bildiğin çözdüm lan :)

13:23
24 Mayıs
Erikli Şelalesinin aşağısı


Kafam sustu. Delmece yaylasına tırmandım, orda bi gözleme evinde çay içtim. Küzinede dere suyuyla yapılmış çay.. Sahiplerini pek beğenmedim ama, biraz yabani insanlar misafirperverlik ve hoşsohbetlik yok.

730 metre delmece’nin rakımı, havası çok temiz, suyu çok tatlı, havasında böyle bi mentol kokusu var.

Şuan geçtiğimiz yıl kamp attığımız yerde trekking turkey diye bi gruba salça olmuş vaziyetteyim. 3 erkek 15 kadın falan, gene aynı hal, değişik hobilerini anlatıyorlar birbirlerine. Pek samimi gelmiyor bazısı, bazısı ise tanışmak isteyeceğim insanlar.
Tırmanış süperdi, iniş ise nefesimi kesti. Geçen seferde de keşke çıksaymışız. Erikliye çıkışın yarısı zorlukta.

Matsız çadır bir daha asla. Altımdaki zeminin patates baskısı çıktı sabaha vücudumda. Birazdan şelalenin altına giricem kısmetse. Bi sonraki molaya kadar, eyvole 😄

18:17
24 Mayıs
Yıldız Restorant- Çınarcık İlçesi

Kuşbaşılı kaşarlı pide, üstüne 1 tane yumurta mis! Her turda (buradan geçersem) dururum artık. Çalışanları da iyi insanlar.

19:00’da buradan vapur varmış. Yalovaya gitmeyim madem dedim. Pinekliyorum 2 saattir.

Çok güzel turdu. Dönüşte bütün o çıktığım yolu indim. Tırmanmak inmekten daha keyifli sanki. İnerken ölme ihtimali daha yüksek.

En kalabalık yalnız turumdu. Hiç yalnız hissetmedim. 1 saattir de vapurun iskelesindeki ido çalışanlarıyla muhabbetteyim. Çay ve kek ikram ettiler. Herkes yemeğini paylaştı. Mangalda tavuk, kek börek, makarna, sucuk, elma, muz, sarma sigara, çay…. Gene baya kilo veremedim.

Her işte bi hayır var. Yalnız çıkmasayım bunca insanla muhabbet edemicektim kesin. Bu kadar bisiklete özenen varken, binenin bu kadar az olması çok garip. Millet çok korkuyor. Kim nerde nasıl korkutmuş bu milleti. O sırada ben napıyormuşum 😄

Osman Süleyman Yıldırım, Cihangir, NAOS programının yapımcısı gezgin Aslıhan, İTÜ bisiklet grubu gençleri, Yıldız Restorant çalışanları. Muhabbete doydum yau :)
En kötü turumuz böyle olsun Nazlı Hatun 😄

Turdan replikler

– Abi nası cesaret ediyosun, nasıl çıkıcan bisikletle o yolu biz arabayla zor çıkıyoruz
– Dimi ya, bu göl burda yoktu geçen sene?
– İstanbuldan kaçta çıktın?
– Bilmem abi, 12:30’muydu neydi?
– Oha lan adam bisikletle Küçükçekmeceden bizden sonra çıkmış yola, nası oldu da biz aynı anda vardık lan yaylaya? Bidaha senin arabana binmicem lan Gökhan auahuhuahua”

… olay algı birader. Tırmanıyorsun, ama bitmişsin. Diptesin yani, daha çok zorlayamazdım kendimi diye düşünüyorsun. O sırada har har bi ses, önünden kamyon geliyor. Dur sağa kaçıyım, şöförü selam veriyor karşılık vereyim, hah geçti taş fırlatmasa bari, aman bakıyım arkasından bitane daha geliyor mu… derkeen ilgin kaymış ve farkediyorsun ki, ilgilenmediğinde, ağrını sızını algılamadığında daha hızlı tırmandın. İşte bisiklete binişin sadece ilk günü fizikseldir. İkinci günki zindeliğin, algını, ağrı sızına ne kadar odaklayıp…

– Ahahah at zannettim bisikletliymiş!

– Ali kardeşim şu noktada o kadar özendim ki sana! İçim gitti bildiğin..
– E gel beraber girelim abi, nolacak?
– Ya şimdi 5 dakikaya aşağı gitmemiz lazım…” Şu sırada:

– Selam! Aranızda Cihangir var mı beyler?
– Buyur kardeşim benim.
– Böyle bi değişik oldu, ama instagramda rotamacera diye bi grubun varmış abi, ordan gördüm buraya geldiğini ekleşeyim dedim …

Öğrenilenler

  • Matsız yatma!
  • Yenikapı – Yalova feribotu kullanılası bi rota sunuyor. Dönüş biletini almamak lazım. Cayma cezası falan var.
  • Bikaç seferdir turlarda çay may yapmak için değişik kimyasallar kullanıp ocak yapan tiplemelerle karşılaştım. Bi araştırmam lazım nedir ne değildir.