istemeyememek
"isteyememek" halinin tersi.
Kelimeyi bile yazmak bu kadar zorken, okumak ve ne olduğunu anlamak bile zorken, gizlenmiş bir istemeyememe halini nasıl ifade etsin, nasıl kendine bu noktada alan açsın insan ki. Vah vah.
Bir proje teklifinden peydahlandı bu süreç. Karşımdaki beni motive etmek ve istetmek için uğraştı didindi. Daha önceden deneyimlediğim bir şeydi. İstemiyordum. İstemediğimi de biliyordum. Lakin işin ne olduğunu biraz daha irdelemesi için, gerçekten benden bunu mu istiyorsun bak yanlış mı anladım diye imalı sorularla yetindim o an için.
Kurt oldu sonra içime. Kilitledi beni. Terapiye konu olarak geldi ve güzel bi aydınlanmanın yakıtı oldu çok şükür.
Korkuyormuşum ben istemediğim şeyleri ifade etmekten.
Olsun belki isterim. Şimdi istemiyorsun ama belki yapmaya başlasan istersin noktasında, istemeyişimi kendi içimde yoketmeye, susturmaya çalışıyormuşum, güvende hissetmediğim alanlarda.
Öz samimiyet ne kadar önemli ya..
İrdeledik. Bu oluşu yargılamadan. Neden istemeyişi ifade etmekte zorlanıyorum, bunu istemezsem karşımdaki ne düşünür, bunu istemezsem aslında istediğim neleri kaybederim. Ne olur o mu olur mu bu olur düşünceleri arasında, o istenç yokluğunun ifadesizliği kurşun gibi çöküyormuş içime.
Çocukken sokakta oynamaya devam etmek isterken eve dönmek zorunda oluşum ve bastırılmışlık nedeniyle bunu istemeyememek.