Totaliterizm ve alternatifleri
2016 eylülde bir kitap okumuştum Cehenneme Övgü diye, cennetin, dinin, askerliğin, devletin ve kahramanlığın ne kadar totaliter düzenler olduğunu anlatan ve bunların aksilerini yücelten bir kitaptı.
Şuan Konya'dayım. Şeb-i Arus'a katıldım hayatımda ilk kez. Şuan yalnızca takım elbiseli bariton sesli erkeklerin Türkçe ve Arapça musikiler okuduğu bir eğlencedeyim. Eğlencenin ilerleyen zamanlarında renkli giyinmiş biri sahneye çıkar mı, yada bir kadın sesiyle bu tekdüzeliği kırar mı? Hiç sanmıyorum. Sahnedeki renk değiştiren ledler bile bir çeşni değil tekdüzeliği pekiştiriyor nasılsa.
Nasıl bir düşüncenin altında birleşen insanlar, nasıl bu şekil olabilmişler. Hiçhaneyi çok merak ediyorum şuan bakalım gecemizin devamında nasıl bir ortam bizi bekleyecek.
Özgür Baba'nın arkada horozların ötüştüğü doğadaki videolarını, yada Nevra ile all related söylediği videoyu hatırlıyorum ve buna benzer deneyimleri kovalıyorum.
Ama bu durum herkesin bir çeşni olmasını gerektiriyor. Ve çeşni olmak, yolu bulmak ve yürümek, bir rehberin tüm adımlarını bazen anlamadan, ve hatta anlamaya çalışmadan bile tekrarlamaktan çok daha zor. İnsanların bence çok büyük bi kısmı.
Kamil insan puthaneye girerse, putlar ona secde eder.